Çocuk Genç Danışmanlığı

O-DMP, Okul Öncesi Disleksi Müdahale Programı

Disleksi, normal zekaya sahip bireylerde görülen nörolojik temelli bir öğrenme farkındalığıdır ve okul öncesi dönemde ODİST gibi araçlarla erken tespit edilerek müdahale edilmesi kritik önem taşır. Bu süreçte uygulanan müdahale programları; görsel işlemleme, kısa süreli bellek ve fonolojik farkındalık gibi temel bilişsel becerileri geliştirerek çocuğun gelecekteki akıcı okuma ve anlama başarısına güçlü bir temel oluşturur.

O-DMP, Okul Öncesi Disleksi Müdahale Programı

O-DMP, Okul Öncesi Disleksi Müdahale Programı

Çocuk Genç Danışmanlığı
Disleksi; normal ya da normalüstü zekâya sahip bireylerde akıcı okuma ve okuduğunu anlama güçlükleriyle ortaya çıkan nörolojik temelli bir öğrenme farklılığıdır ve özgül öğrenme güçlüğü grubunun büyük bir bölümünü oluşturur. Okul öncesi dönemde dil gelişiminde gecikme, telaffuz sorunları, sınırlı kelime dağarcığı, yönergeleri takip etmede zorlanma, dikkat ve bellek problemleri, fonolojik farkındalık eksiklikleri gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu doğrultuda geliştirilen ODİST (Okul Öncesi Disleksi Belirtileri Testi), 48–72 ay arası çocuklarda disleksi riskini erken dönemde tespit etmeyi amaçlayan, bilimsel geçerlilik ve güvenilirliği sağlanmış kapsamlı bir değerlendirme aracıdır.
Otomatik patern, kısa süreli bellek, görsel işlemleme, gelişimsel dil ve fonolojik farkındalık olmak üzere beş temel alanda çocuğun performansını analiz eden bu test, erken tanının sağlanmasına ve uygun müdahale programlarının planlanmasına önemli katkı sağlar. Araştırmalar, erken dönemde belirlenen risklerin doğru eğitim programlarıyla desteklenmesi durumunda çocukların gelişimlerinin olumlu yönde ilerlediğini ve akademik başarılarının arttığını göstermektedir. Bu kapsamda hazırlanan
Okul Öncesi Disleksi Müdahale Programı ise çocukların gelişimsel dil becerileri, otomatik patern, kısa süreli bellek, görsel işlemleme ve fonolojik farkındalık becerilerini sistematik olarak geliştirerek akıcı okuma ve okuduğunu anlama süreçlerine güçlü bir temel oluşturmayı hedefler.
Akıcı okuma becerisi; otomatik patern, kısa süreli bellek, görsel işlemleme ve fonolojik farkındalık gibi temel bilişsel süreçlerin uyumlu çalışmasıyla gelişir. Otomatik patern, bireyin nesne, harf ve sembolleri hızlı ve doğru biçimde tanımlamasını sağlayarak okuma akıcılığı ve işitsel kısa süreli bellekle güçlü bir ilişki kurar. Kısa süreli (çalışma) bellek, bilgilerin işlenmesi, hatırlanması ve anlamlandırılmasında kritik rol oynarken; görsel işlemleme, öğrenmenin büyük bir kısmını oluşturan görsel verilerin etkili şekilde yorumlanmasına katkı sağlar. Fonolojik farkındalık ise konuşma dilindeki sesleri ayırt etme ve yapılandırma becerisi olarak okuma-yazmanın temelini oluşturur ve erken yaşta planlı eğitimle geliştirilmesi gerekir. Bu becerilerin özellikle okul öncesi dönemde desteklenmesi, çocukların ilerleyen yıllarda akıcı okuma ve okuduğunu anlama becerilerini güçlendirmede önemli bir avantaj sağlar.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Uzman kadromuz ile size en uygun tedavi yaklaşımını belirleyelim.

Randevu Al